• BIST 100

    15780,19%-0,18
  • DOLAR

    44,47% 0,11
  • EURO

    51,18% -0,07
  • GRAM ALTIN

    6463,80% 0,72
  • Ç. ALTIN

    10645,44% 0,00

Prof. Dr. Zakir Avşar: Çevremizdeki savaş, enerji krizi ve Türkiye’nin stratejik gücü

Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, kaleme aldığı ''Çevremizdeki savaş, enerji krizi ve Türkiye’nin stratejik gücü'' adlı yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

GÜNDEM 30.03.2026 10:28:55 0
Prof. Dr. Zakir Avşar: Çevremizdeki savaş, enerji krizi ve Türkiye’nin stratejik gücü

ANKARA - BHA

Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar'ın ''Çevremizdeki savaş, enerji krizi ve Türkiye’nin stratejik gücü''  başlıklı köşe yazısında şu ifadelere yer verdi:

''Savaşla yatıp, savaşla kalkıyoruz. Barış konuşuyor, umutlanıyor ama sukutu hayal ile devam ediyoruz. Anlaşılan o ki barışa daha bir hayli vakit var. savaşla birlikte ortaya çıkan önemli başlıklar ise tüm dünya açısından endişe verici. Doğal olarak, en fazla merak edilen konu savaşın bizi hangi konularda nasıl ve ne kadar etkileyeceği…

Enerji başlığı öne çıkıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar geçtiğimiz günlerde ekrana çıktı, kamuoyunu aydınlattı, yüreklere su serpti ve ferahlattı. Türkiye’nin konu üzerine yıllardan beri çalıştığını, bu günleri öngörerek hazırlıklarını yaptığını belge ve bilgiye dayalı ortaya koydu…

Aslında Bakan Bayraktar’ın açıklamaları, AK Parti’nin bilgiye hakimiyetinin, bilgiyi kullanma becerisinin, siyaset üretme tarzının sahadaki yansıması olarak da ele alınmalıdır…

Malum, küresel enerji sistemi, son on yılda giderek daha belirgin hale gelen çok katmanlı kırılganlıkların etkisi altında yeniden şekillenmektedir. Bu kırılganlıkların temelinde arz-talep dengesizlikleri ile birlikte jeopolitik gerilimlerin enerji akışlarını doğrudan hedef alan bir karakter kazanması yatmaktadır. ABD–İsrail–İran savaşı ile Hürmüz Boğazı’nı fiilen devre dışı bırakan mevcut durum, bu dönüşümün en kritik eşiklerinden birini temsil etmektedir.

Savaşın ilk günlerinden beri o kadar konuşuldu ki, artık herkesin öğrendiği bir bilgi haline dönüştü, Hürmüz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve LNG arzının kayda değer bir bölümünün geçtiği, sistemik öneme sahip bir dar boğazdır. Bu hattın kesintiye uğraması, fiziksel arzı azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda küresel fiyatlama mekanizmasının temel referans noktalarını da bozucu etki doğuruyor.Enerji piyasalarının yapısal özellikleri dikkate alındığında, bu tür jeopolitik şokların etkisi lineer değil, çarpan etkisi oluşturmaktadır.

Spot ve vadeli piyasalarda risk priminin hızla yükselmesi, sigorta ve navlun maliyetlerindeki artış, alternatif güzergâhların sınırlı kapasitesiyle birleştiğinde, ortaya çıkan tablo klasik arz daralmasının çok ötesine geçmektedir. Bu bağlamda petrol fiyatlarında yaşanan sıçramalar mevcut arz kesintisinin ve geleceğe dönük belirsizliğin fiyatlanmasının bir sonucudur. Enerji fiyatlarındaki her artışın makroekonomik göstergeler üzerindeki kaldıraç etkisi düşünüldüğünde, bu tür krizlerin küresel enflasyon, büyüme ve finansal istikrar üzerinde eş zamanlı baskı oluşturacağı açıktır.

Orta vadede ise enerji ticaretinin coğrafi ve sözleşme mimarisinde belirgin bir yeniden yapılanma eğilimi ortaya çıkmaktadır. Enerji arz güvenliği artık tek başına “kaynağa erişim” meselesi olmaktan çıkmış; “erişimin sürekliliği, çeşitliliği ve jeopolitik güvenliği” ekseninde tanımlanan çok boyutlu bir stratejik alana dönüşmüştür.

Bu çerçevede ülkeler, tedarik portföylerini genişletmekte, uzun vadeli kontratlara yönelmekte ve enerji diplomasisini dış politikanın merkezi bir bileşeni haline getirmektedir.

LNG ticaretinin artan önemi, boru hattı bağımlılığının doğurduğu jeopolitik risklerin telafi edilmesine yönelik bir adaptasyon olarak okunmalıdır. Bununla birlikte LNG’nin de küresel ölçekte sınırlı bir arz esnekliğine sahip olduğu dikkate alındığında, rekabetin giderek daha sertleşeceği açıktır.

Uzun vadede yaşanan bu tür kırılmalar, enerji sistemlerinde paradigmatik değişimlere yol açmaktadır. Fosil yakıt merkezli yapı, hem arz güvenliği hem de iklim politikaları nedeniyle dönüşüme zorlanırken, nükleer enerji yeniden stratejik bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.

Baz yük üretim kapasitesi, kesintisizliği ve düşük karbon profili nedeniyle nükleer enerji, özellikle jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde enerji güvenliğinin temel dayanaklarından biri haline gelmektedir.

Buna ek olarak küçük modüler reaktörler gibi yeni nesil teknolojiler, enerji üretiminin daha esnek ve yaygın bir yapıya kavuşmasını mümkün kılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının depolama teknolojileriyle entegrasyonu da bu dönüşümün tamamlayıcı unsurlarından biridir. Ancak yaşanan savaşlarla deneyimlenen kritik husus, hiçbir ülkenin tek bir enerji kaynağına dayanarak sürdürülebilir bir güvenlik sağlayamayacağı gerçeğidir; hibrit ve çeşitlendirilmiş bir enerji karması kaçınılmazdır.

Bu küresel çerçeve içerisinde Türkiye’nin pozisyonu, son yıllarda inşa edilen stratejik altyapı ve politika seti sayesinde dikkat çekici bir direnç kapasitesine işaret etmektedir.

Türkiye’nin enerji politikasında belirginleşen en önemli paradigma değişimi, “yüksek bağımlılık–düşük kontrol” denkleminden “çeşitlendirilmiş bağımlılık–yüksek esneklik” modeline geçiştir.

Bu model, bağımlılığı sıfırlamayı değil, yönetilebilir ve dağıtılmış bir yapıya dönüştürmeyi hedeflemektedir.

Mevcut kriz bağlamında Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığın petrol tarafında yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kalması ve doğal gazda bu hatta doğrudan bir bağımlılığın bulunmaması, bu stratejinin somut çıktılarından biridir.

Türkiye’nin enerji arz güvenliğini muhkem kılan en kritik unsurlardan biri, kaynak ve rota çeşitlendirmesinde ulaşılan düzeydir.

Kuzey, doğu ve batı eksenlerinden sağlanan boru hattı gazı; artan LNG ithalat kapasitesi; yüzer depolama ve yeniden gazlaştırma üniteleri; yer altı depolama tesislerinin genişletilmesi ve rafineri altyapısının güçlendirilmesi, sistemin esnekliğini önemli ölçüde artırmıştır.

Bu yapı, tekil bir jeopolitik şokun sistem geneline yayılmasını engelleyen bir “çoklu denge mekanizması” oluşturmaktadır. Özellikle LNG tarafında sağlanan esneklik, küresel piyasalardaki dalgalanmalara hızlı tepki verme kapasitesini artırmakta ve arz güvenliğini desteklemektedir.

Bununla birlikte Türkiye’nin ithalat tarafında olduğu kadar üretim tarafında da pozisyonunu güçlendirmeye yönelik adımları gözden kaçırılmamalıdır.

Karadeniz’de devreye alınan doğal gaz üretimi, henüz toplam tüketim içinde sınırlı bir paya sahip olmakla birlikte, stratejik açıdan son derece kritik bir eşik anlamına gelmektedir. Yerli üretimin artması, cari açığı azaltmakla kalmayacak; fiyat oynaklıklarına karşı iç piyasanın daha dirençli hale gelmesini sağlayacaktır.

Yurt dışı arama ve üretim faaliyetlerinin genişletilmesi de bu stratejinin tamamlayıcı bir unsurudur. Farklı coğrafyalarda elde edilen üretim hakları, fiilen “sınır ötesi yerli kaynak” işlevi görmekte ve arz güvenliğine katkı sunmaktadır.

Nükleer enerji alanında kaydedilen ilerleme ise Türkiye’nin enerji güvenliği perspektifinde yapısal bir sıçramaya işaret etmektedir. Baz yük üretim kapasitesini artıracak nükleer santraller, hem arz sürekliliğini sağlayacak hem de ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığı kademeli olarak azaltacaktır.

Bu durum, özellikle jeopolitik kriz dönemlerinde enerji sisteminin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıran kritik bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde küçük modüler reaktörlere yönelik hukuki ve teknolojik altyapının oluşturulması, Türkiye’nin bu alanda kullanıcı ve geliştirici aktör olma potansiyelini güçlendirecektir.

Enerji fiyatlarındaki küresel dalgalanmaların iç piyasaya etkisinin sınırlandırılması amacıyla uygulanan kamu politikaları da Türkiye’nin kriz yönetim kapasitesinin önemli bir bileşenidir.

Vergi düzenlemeleri, sübvansiyonlar ve kademeli tarife mekanizmaları aracılığıyla fiyat şoklarının hane halkına doğrudan yansıması engellenmekte, sosyal refah korunmaktadır.

Bununla birlikte bu tür müdahalelerin mali sürdürülebilirliği, dikkatle yönetilmesi gereken bir alan olarak öne çıkmaktadır. Enerji güvenliği ile mali disiplin arasındaki denge esastır.

Tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin mevcut küresel kriz karşısında pasif bir konumda olmadığı, aksine çok boyutlu ve proaktif bir stratejiyle hareket ettiği görülmektedir.

Enerji arz güvenliğini sağlama, dışa bağımlılığı yönetilebilir seviyelere çekme, yerli üretimi artırma ve yeni teknolojilere yatırım yapma ekseninde şekillenen bu yaklaşım, Türkiye’yi benzer ölçekli birçok ülkeye kıyasla daha avantajlı bir konuma taşımaktadır.

Ancak bu avantajın kalıcı hale gelmesi, mevcut politikaların sürekliliğine, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ve uzun vadeli stratejik vizyonun korunmasına bağlıdır.

Sözün özü, ABD–İsrail–İran savaşı, küresel enerji sisteminin kırılganlıklarını derinleştirirken, yeni bir güç dengesi ve enerji mimarisi doğurmaktadır. Bu süreçte Türkiye, geliştirdiği çeşitlendirilmiş ve esnek enerji yapısı sayesinde kısa vadeli şokları yönetebilen, orta vadeli dönüşümlere adapte olabilen ve uzun vadeli paradigmalara hazırlık yapan bir ülke profili çizmektedir.

Asıl belirleyici olan ise bu krizlerle dolu geçiş döneminin stratejik bir fırsat olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğidir.

Türkiye’nin mevcut yönelimi, bu fırsatı okuyabilen ve enerji alanında daha bağımsız, daha dirençli ve daha etkili bir aktör olma hedefini sistematik biçimde inşa eden bir yaklaşımı yansıtmaktadır.''

 

Katar Büyükelçisi'nden Isparta'da Şehit ailesine taziye ziyareti!

Kumluca'da hortum seraları vurdu

Alacabel'de kar kalınlığı 5 santime ulaştı

Üniversitelilerden köy okuluna anlamlı dokunuş

Giresun Millet Bahçesi inşaatı sona geldi

Meteoroloji'den 14 il için sarı kodlu kar ve yağmur uyarısı

Eczacıdan eczaneye kundaklama girişimi; vatandaşlar son anda engelledi

Tekno-Siyonizm ve genetik kuşatma: İnsanlık tehdit altında mı?

Türkiye Yazarlar Birliğinin 24. Olağan Genel Kurulu Ankara'da gerçekleşti

Ankara Beypazarı yolunda gerçekleşen kazada 1 kişi hayatını kaybetti

AK Parti Siirt heyeti’nden Bakan Çiftçi’ye ziyaret

2026 üretim yılı ÇKS ürün güncelleme süreci devam ediyor

Kars 36 Spor maçında goller Kubilay Kaan Kundakcı’ya armağan edildi

Kars 36 Spor’dan galibiyet: 2-0

Düzceli Tiyatro Sanatçılarından anlamlı "Vefa" programı

Isparta’da öğrencilere uygulamalı yangın eğitimi

Etimesgut Belediyesi’nde zimmet soruşturması: 4 gözaltı

Brent petrolde savaş alarmı: Fiyatlar 116 doları aştı

Antalya Büyükşehir’e yolsuzluk soruşturmasında yeni gözaltı

Sağlık-Sen’den Akademik Gelişim Kursu

Kuzey Marmara Otoyolu'nda zincirleme kaza: Çok sayıda yaralı

Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde tablo: Açlık büyürken gıda israfı sürüyor

Altında yeni hafta hareketli başladı: Gözler fiyatların yönünde

Milliler Dünya Kupası için sahaya çıkacak: Rakip Kosova

Yeni haftada yağış etkisini sürdürüyor

Prof. Dr. Zakir Avşar: Çevremizdeki savaş, enerji krizi ve Türkiye’nin stratejik gücü

Bakan Uraloğlu’ndan Sıfır Atık Günü mesajı: Daha sürdürülebilir bir Türkiye için çalışıyoruz

12 ton çikolatalı gofret kayıp: Dev sevkiyat çalındı

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ücretsiz yapay zeka eğitimi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan şehit polis memurunun ailesine taziye mesajı

Yükleniyor

loading

Katar Büyükelçisi'nden Isparta'da Şehit ailesine taziye ziyareti!

Kumluca'da hortum seraları vurdu

Alacabel'de kar kalınlığı 5 santime ulaştı

Üniversitelilerden köy okuluna anlamlı dokunuş

Giresun Millet Bahçesi inşaatı sona geldi

Meteoroloji'den 14 il için sarı kodlu kar ve yağmur uyarısı

Eczacıdan eczaneye kundaklama girişimi; vatandaşlar son anda engelledi

Tekno-Siyonizm ve genetik kuşatma: İnsanlık tehdit altında mı?

Türkiye Yazarlar Birliğinin 24. Olağan Genel Kurulu Ankara'da gerçekleşti

Ankara Beypazarı yolunda gerçekleşen kazada 1 kişi hayatını kaybetti

Elazığ'da sigarayı bırakma yöntemleri anlatıldı

Prof. Dr. Zakir Avşar: Dijital dünyada çocuklarımızı nasıl korumalıyız?

Ayder’de Kardan Adam Şenliği başladı

Gökyüzünde nadir bir buluşma

Kumar bağımlılığında çözümün adresi Yeşilay

Diyanet duyurdu: 2026 yılı fitre bedeli açıklandı

Müslümanlar Miraç Kandili’ni perşembe gecesi idrak edecek

Yeşilaydan ekran kullanımına mola çağrısı

Yıldız Dağı’nda kayak sezonu açıldı

Diyarbakır’daki Kabaklı Göleti alarm veriyor: Su seviyesi hızla düşüyor

İstanbul-Sofya treninde dijital dönem başladı

Deprem bölgesi ihracatta 25 milyar doları aştı

Milli Eğitim Akademisi’ne 826 sözleşmeli personel alınacak

TCMB yılın ilk enflasyon raporunu 12 Şubat’ta kamuoyuyla paylaşacak

6 Şubat Depreminin Yıldönümünde Afrika-Türkiye İş Birliği Platformu Başkanı Osman Genç'ten mesaj

Gram altın 6 bin 790 liradan işlem görüyor

Mali Müşavir Ahmet Babuşcu’dan Danıştay Hamlesi: "Kimsenin Stepnesi Olmayacağız!"

TCMB rezervleri tarihi zirveye çıktı

Altın fiyatlarında düşüş: Piyasa güne nasıl başladı?

Şubat ayı için yaşlı ve engelli aylıkları ödenmeye başladı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17