15534,38%-0,06
43,26% 0,05
50,52% 0,25
6557,77% 0,96
10520,81% 0,00
ANKARA - BHA
Hekimsen, YouTube, Instagram, X ve Facebook platformları üzerinden “Malpraktis Çalıştayı” başlıklı bir canlı yayın gerçekleştirdi. Yayına Hekimsen Genel Başkanı Adil Kurban’ın yanı sıra Avukat Abdullah Şakar, Avukat İlayda Başbuğa ve Dr. Salih Yılmazgil katıldı.
Canlı yayında konuşan Hekimsen Genel Başkanı Adil Kurban, malpraktis davalarında hükmedilen tazminat tutarlarının “haksız derecede yüksek” olduğunu vurgulayarak, bu durumun hukuk sisteminde yeni sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Kurban, “Bu kadar yüksek tazminatlar, gayrimeşru bütün faaliyetleri de tetikler. Türkiye’de hortlamış olan birçok problem bu şekilde yeniden canlanır” dedi.
Mevcut mevzuatın özellikle kamu sağlık çalışanlarını hedef aldığını dile getiren Kurban, kasıt kavramının netleştirilmemiş olmasının hekimler açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Yönetmeliklerin henüz yürürlüğe girmediğine dikkat çeken Kurban, “Şu an bir uygulama var ama sadece şimdilik işliyor. ‘Kasıt’ kavramına bağlı olarak ileride rücu payı gündeme gelebilir ve bu durumda sigorta ödemezse bedel yine hekime döner” ifadelerini kullandı.
Malpraktis tazminatlarının kamuda Hazine tarafından karşılanmasının ciddi bir mali yük doğuracağını belirten Kurban, dava süreçleri ve faizlerle birlikte tek bir dosyanın maliyetinin ortalama 70 milyon lirayı aştığını söyledi. Kurban, “Yılda 1000 dava olduğunu düşünürsek bu, yaklaşık 77 milyar lira demek. Bu rakam, 2025 sağlık bütçesinin neredeyse onda biri” değerlendirmesinde bulundu.
Tazminat davalarının Tüketici Mahkemelerinde görülmesini eleştiren Kurban, tıbbi değerlendirmelerin çoğu zaman dikkate alınmadığını savundu. Kararların hızla icraya konulduğunu belirten Kurban, “İstinaf ya da Yargıtay süreci beklenmeden, karar çıkar çıkmaz icra işlemleri başlatılıyor. Bu da hekimler açısından geri dönüşü olmayan maddi kayıplara yol açıyor” dedi.
Bir hekimin yıllar boyunca biriktirdiği mal varlığının tek bir dava ile kaybedilebildiğini ifade eden Kurban, üst mahkemelerde kazanılsa dahi ödenen tazminatın geri alınamadığını belirtti. Kurban, “50-60 yaşına gelmiş bir doktor, bütün ömrünün birikimini kaybediyor ve geri alamıyor. Bu sistem sürdürülebilir değil” diye konuştu.
Down sendromu örneği üzerinden “wrongful life” tartışmalarına da değinen Kurban, malpraktisin trafik kazası ya da kasıtlı bir suç gibi ele alınmasının doğru olmadığını vurguladı. Tazminat hesaplamalarında tıbbi gerçeklerin göz ardı edildiğini belirten Kurban, “Tazminat miktarlarına karar verilirken masada doktor yok, tıbbın bakış açısı yok” ifadelerini kullandı.
Hekimsen’in önerdiği sistemin hekim, hasta ve devletin haklarını dengeli biçimde koruyacağını söyleyen Kurban, özel, kamu ve üniversite hastanelerinin aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kurban, “Dava sürelerinin kısaltıldığı, dengeli kurulların oluşturulduğu ve ölçülü ceza sisteminin benimsendiği bir yapı tasarladık. Meclisin bu konuda bir an önce adım atmasını bekliyoruz” dedi.