-
BIST 100
16287,81%0,58
-
DOLAR
44,17% 0,15
-
EURO
50,85% 0,05
-
GRAM ALTIN
7256,44% 0,71
-
Ç. ALTIN
11762,72% 0,00
Avrupa Birliği ile Türkiye'de sürdürülebilirlik raporlama uzmanlığı
Sürdürülebilirlik raporlaması artık şirketlerin “iyi niyet beyanı” olmaktan çıktı; bağlayıcı, denetlenebilir ve ciddi sorumluluklar doğuran bir alan hâline geldi.
ANKARA-BHA
Avrupa Birliği’nde CSRD ve ESRS ile, Türkiye’de ise TSRS ile bu alan hukuki bir zemine oturdu. Ancak asıl dikkat çekici fark, bu raporları hazırlayacak uzmanların nasıl tanımlandığı noktasında ortaya çıkıyor. iSG Haber köşe yazarlarından İSAF Genel Başkan Vekili & Finansman ve Risk Değerlendirme Eğitmeni Şah Şeyhmus Ektirici durumu şu şekilde ele alıyor;
Giriş
Kurumsal sürdürülebilirlik raporlaması, işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarını paydaşlarına şeffaf bir biçimde açıklamasını sağlayan kritik bir süreçtir.
Bu alandaki küresel eğilimler, standartlaştırılmış çerçevelerin benimsenmesini zorunlu kılmaktadır. Avrupa Birliği (AB), Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi (CSRD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) ile kapsamlı bir düzenleyici model oluştururken; Türkiye, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) çerçevesini benimsemiştir. Bu standartların etkin uygulanması, özel bir uzmanlık bilgisi gerektirmekte olup, AB ve Türkiye’de bu uzmanlığın kazanılma ve tanınma süreçleri kurumsal yapılar bakımından önemli farklılıklar göstermektedir.
Avrupa Birliği’nde Sürdürülebilirlik Raporlama Uzmanlığı AB’de sürdürülebilirlik raporlama uzmanlığını belirleyen merkezi ve devlet kaynaklı tek bir uzmanlık sınavı bulunmamaktadır. Bunun yerine, uzmanlık genellikle uluslararası profesyonel sertifikasyon kuruluşları veya eğitim enstitüleri tarafından sunulan programlar aracılığıyla elde edilir. Bu programlar, katılımcılara CSRD ve ESRS’nin teknik gereklilikleri ile uygulama metodolojileri konusunda yetkinlik kazandırmayı amaçlar. Öne çıkan sertifika ve eğitim programları arasında şunlar sayılabilir: Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Akademi tarafından sunulan “Sertifikalı ESRS Sürdürülebilirlik Profesyoneli” programı, ESRS standartlarına derinlemesine hakimiyet sağlar ve başarılı bir sınavın ardından sertifika verir. Çeşitli üniversite ve profesyonel eğitim kurumlarınca düzenlenen “ESG Raporlama Uzmanı” gibi programlar, sürdürülebilirlik raporlamasının stratejik ve operasyonel süreçlerini ele alır. “Sertifikalı AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Yöneticisi (CSRM) gibi özel sertifikalar da piyasada tanınırlık kazanmıştır. Bu modelde, uzmanlığın resmiyetini ve geçerliliğini öncelikle piyasa ve profesyonel çevrelerin kabulü belirler. Uzmanlık, kamu otoritesinden ziyade özel sektör aktörleri tarafından şekillendirilen, esnek ve çoğulcu bir yapıya sahiptir.
Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlama uzmanlı
Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlama uzmanlığı, merkezi ve kamusal bir lisanslama modeli ile tanımlanmaktadır. KGK tarafından yayımlanan “Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Uzmanlığına İlişkin Usul ve Esaslar” uyarınca, uzmanlık belgesi almak isteyen adayların KGK’nın düzenleyeceği merkezi bir sınava girmesi ve diğer şartları sağlaması gerekmektedir. Türkiye’deki uzmanlık sürecinin temel aşamaları şöyledir:
- Dört yıllık lisans programlarından mezun olanlar sınava başvurabilir.
- Sınavda başarı gösteren ve usulde belirtilen diğer koşulları (deneyim, etik kurallar vb.) yerine getiren adaylara Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Uzmanı (KSRU) lisansı verilir.
- Bu lisans, sahibine TSRS’ye uygun sürdürülebilirlik raporlarının hazırlanması, doğrulanması ve yönetilmesi konusunda resmi bir yetki ve sorumluluk yükler.
Bu yapı, Türkiye’yi sürdürülebilirlik raporlama uzmanlığını doğrudan kamu otoritesi aracılığıyla lisanslayan öncü ülkelerden biri konumuna getirmektedir.
Karşılaştırmalı değerlendirme
AB ve Türkiye modelleri, uzmanlığın tesis edilme biçimi, standart odaklılığı ve resmi tanınırlık bakımından karşılaştırılabilir:
- Uzmanlık Tesisi Mekanizması: AB’de uzmanlık, çeşitli özel sertifika programları yoluyla kazanılır ve piyasa dinamikleri ile şekillenir. Türkiye’de ise KGK tarafından yönetilen merkezi bir sınav ve lisanslama sistemi mevcuttur.
- Standart Odaklılık: AB’deki sertifika programları ağırlıklı olarak AB’nin kendi düzenlemeleri olan CSRD/ESRS’ye odaklanır ve küresel uyumu hedefler. Türkiye’deki sınav ise öncelikle ulusal standartlar olan TSRS’lerin uygulama becerisini ölçer. TSRS’lerin ESRS ile büyük ölçüde uyumlu olması, iki sistem arasında önemli bir köprü oluşturmaktadır.
- Resmiyet ve Tanınırlık: AB modelinde tanınırlık, sertifikayı veren kuruluşun itibarına ve uluslararası kabul görmüşlüğüne dayanır. Türkiye modelinde ise uzmanlık, devlet tarafından verilen bir lisans ile tescillenir, bu da ulusal sınırlar içinde yüksek düzeyde resmi ve yasal bir geçerlilik sağlar.
Sonuç
Avrupa Birliği ve Türkiye, sürdürülebilirlik raporlama uzmanlığını tesis etmek için farklı kurumsal yaklaşımlar benimsemiştir. AB, çoğulcu ve piyasa odaklı bir modeli tercih ederken, Türkiye merkezi ve kamusal denetimli bir lisanslama sistemini hayata geçirmiştir. Her iki modelin de nihai hedefi, artan düzenleyici ve paydaş baskıları karşısında, sürdürülebilirlik bilgilerinin güvenilir, karşılaştırılabilir ve yüksek kalitede raporlanmasını sağlayacak nitelikli insan kaynağını yetiştirmektir. Türkiye’nin kamu gözetimindeki modeli, özellikle ulusal düzenlemelere sıkı uyum gerektiren bir bağlamda net bir yetki çerçevesi sunarken; AB’nin esnek yapısı, küresel iş ortamlarında faaliyet gösteren profesyonellere yönelik çeşitliliği teşvik etmektedir. İki sistem arasındaki bu farklılıklar, her bir hukuki ve ekonomik coğrafyanın kendi ihtiyaçlarından ve idari geleneklerinden kaynaklanmaktadır.
Torul’a hastane ek hizmet binası geliyor
Kars’ta İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. Yılı Coşkuyla anıldı
Yüksek Hızlı Tren hattı için tarım arazileri sahada incelendi
İHH her gün 165 bin Gazzeliye iftar yemeği dağıtıyor
Aksaray Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak’tan çiftçilere gübre uyarısı
Aksaray'da yeni Aile Sağlığı Merkezlerinin yapımına başlandı
Kars’ta “Yasa Dışı Bahis” uygulaması: 61 iş yeri denetlendi
Kars’ta Yeşilay’dan çocuklara sağlıklı yaşam mesajı
Kdz. Ereğli Belediyesi Ramazan’da ihtiyaç sahiplerine destek sağlıyor
Avcılara bir defaya mahsus af geliyor
Giresun’da canlı hayvan pazarı projesi için çalışmalar başladı
BIST 100 endeksi günü artıda kapattı
Kalp krizi geçiren iki kardeş aynı gün taburcu oldu
RTÜK’te İstiklâl Ruhu Ramazan Atmosferiyle Birleşti: Gazilerle İftar Sofrasında Millî Duygular paylaşıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son Nefesimize Kadar Koruyacağız"
Kuveyt'te Ramazan Bayramı yasağı
Ankara’da 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Fenerbahçe, 6 eksikle Fatih Karagümrük sınavında
TBMM komisyonu çocukların suça sürüklenmesini sahada inceliyor
AYBÜ Esenboğa Kampüs Koordinatörü Şahbudak’tan TİMBİR ve BHA’ya ziyaret
Gürcistan’da ortak operasyon: 16 firari yakalandı
Bilal Erdoğan Ankara RİDEF heyeti ile buluştu;
Antalya’daki iftar programında gıda krizi iddiası: Vatandaşlar rahatsızlandı
Van’ın 150 yıllık basın hafızası müze bekliyor!
Van TSO kalite standartlarını bir kez daha geçti ve tescilledi
Van’da Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor Programı düzenlendi
Van TSO’dan çağrı; “Outlet Fest bu tarihte Van esnafına zarar verir!”
Sivas ekonomisinin yol haritası Yıldız Dağı’nda çizildi: STSO’dan sanayi ve turizm vurgusu
Merkez Bankası rezervleri 197,5 milyar dolara geriledi
Dünya Böbrek Günü: 850 milyon kişiyi etkileyen hastalık
Yükleniyor



