15464,57%-1,52
44,08% 0,04
50,96% -0,44
7240,73% -0,83
11780,66% -1,36
ANKARA - BHA
Konuşmasında Hekimsen’in kuruluş hikâyesine değinen Kurban, 2019 yılında yola çıkarken amaçlarının klasik anlamda sendikacılık yapmak olmadığını, sağlık sistemindeki sorunlara çözüm üretmek olduğunu söyledi.
Kurban, “Biz hekim sendikası kuralım diye yola çıktığımızda aramızda sendikacı yoktu. Çoğumuz herhangi bir sendikanın üyesi bile değildik. Buna rağmen hekimler olarak bir araya geldik ve sendika kurduk. Çünkü tablo bizim açımızdan çok ağırdı. Esas derdimiz sağlık sistemi sorunlarıydı; bu sorunlar çözülürse Hekimsen’in kapanması bile önemli değildi” dedi.
Kuruluş sürecinden kısa süre sonra ciddi saldırılarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Kurban, haklarında çeşitli iftiralar atıldığını, bu iddiaların basında tekrarlandığını ve bu süreçte ciddi yıpranma yaşadıklarını ifade etti.
“Aramızdan ayrılan hocalarımız oldu. Çok yıpranan arkadaşlarımız oldu. Buna rağmen üyelerimizin büyük çoğunluğu bu iftiralara inanmadı” diyen Kurban, ilerleyen süreçte yalnızca karalama kampanyalarıyla değil, doğrudan tehditlerle de karşılaştıklarını belirterek, “Bu mücadele sürecinde ölümle de tehdit edildik” ifadelerini kullandı.
Kurban, 2021 yılının Aralık ayında hekimlerin özlük haklarının artırılmasına yönelik düzenlemeler gündeme geldiğinde, birçok sendika ve yapının bu artışlara karşı çıktığını hatırlatarak, o süreçte hekimlerin yanında duran tek yapının Hekimsen olduğunu söyledi.
“Bütün STK’lar bu artışların durdurulmasını isterken, buna karşı duran tek sendika Hekimsen’di. Hekimler o gün çok net bir şey gördü: Kendilerine taraftar olan, hak artışını savunan tek yapı Hekimsen’di. Bunun üzerine birkaç gün içinde binlerce üyelik başvurusu geldi. Sistemler yoğunluktan kilitlendi, üyelik işlemlerini gecenin birine kadar sürdürdük” dedi.
Kurban, o dönemde sendikanın kapanmasının dahi konuşulduğunu, ancak iki-üç gün içinde yaklaşık 3 bin üyelik başvurusunun gelmesiyle Hekimsen’in büyük bir ivme kazandığını vurguladı.
Hekimsen’in en temel özelliklerinden birinin siyaset üstü yapısı olduğunu vurgulayan Kurban, hekimlerin meslek hayatında birbirini siyasi görüşüne göre ayırmadığını, sendikal yaklaşımın da aynı zeminde şekillenmesi gerektiğini söyledi.
“Aramızda her siyasi görüşten arkadaşımız var, olması da gerekiyor. Biz hastanede birbirimizi siyasi görüşümüze göre ayırmayız. Ortak paydamız hekimliktir. Kimsenin kimseye kendi siyasi görüşünü dayatma hakkı yoktur. Bizim konumuz ortak müştereklerimizdir; sağlık sisteminin sorunları ve bunların çözümüdür” dedi.
Kurban ayrıca, Hekimsen’in hiçbir inanca, yaşam tarzına ya da sosyal tercihe müdahale etmeyen; ortak hak ve ortak gelecek temelinde hareket eden bir yapı olduğunu ifade etti.
Sağlık sisteminin giderek kârlılık merkezli bir anlayışa teslim edildiğini belirten Kurban, bunun hekimlik mesleğinin doğasına aykırı olduğunu vurguladı.
“Şirket mantığında esas olan kârdır. Nasıl kâr edersen et, önemli olan budur. Ama bir hekim hastaya baktığında para görmez; derdi, şikâyeti ve çözümü görür. Biz bir hastayı maliyet kalemi gibi göremeyiz. Sağlığa şirket nazarıyla bakıldığında çok ciddi yapısal bozulmalar ortaya çıkar” diye konuştu.
Hekimlerin hasta karşısındaki yaklaşımının ekonomik değil, insani ve vicdani olduğunu belirten Kurban, sağlık sisteminde hekim bakış açısının belirleyici olması gerektiğini söyledi.
Sağlık sistemindeki yapısal bozulmanın özellikle 2012 sonrasında hızlandığını dile getiren Kurban, o dönemde başhekimlik yaptığı için bakanlık içindeki değişimleri daha yakından gözlemlediğini belirtti.
2017 yılında bu konuda akademik çalışma yaptığını ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara çok kez ilettiğini söyleyen Kurban, “Her yolu denedik, rapor hazırladık, ilettik, akademik çalışma yaptık ama dikkate alınmadı. Bizim dikkate alınmamızın tek sebebi bir araya gelmemizdir” dedi.
Konuşmasında birlik vurgusunu defalarca öne çıkaran Kurban, hekimlerin dağınık kaldığında seslerini duyuramadığını, ancak ortak paydada buluştuğunda çok büyük değişimler yaratabildiğini söyledi.
“Başarmamız için birliğimiz şart. Birbirimizi itemeyiz, kakamayız ama birbirimizi de bazı şeylere zorlayamayız. Ortak müştereklerde hareket etmek zorundayız. Bunu yapamazsak kaybederiz. Sadece biz değil, sağlık sistemi de kaybeder” dedi.
Kurban, hekimliğin sembolik alanlarında da mücadele yürüttüklerini belirterek, 14 Mart Tıp Bayramı’nın yeniden hekimlerin günü olarak sahiplenilmesi konusunda Hekimsen’in öncü rol oynadığını söyledi.
“14 Mart giderek ‘Sağlık Bayramı’ gibi kutlanmaya başlanmıştı. Oysa 14 Mart tıbbiyelilerin ve hekimlerin günüdür. Bu konuda çok ciddi itirazlar yaptık, paylaşımlar yaptık, yazılar yazdık. Sonunda bakanlık mesajlarında doğrudan ‘hekimlerimizin Tıp Bayramı kutlu olsun’ denmeye başlandı” dedi.
Konuşmasının en önemli başlıklarından biri olan Hekimlik Meslek Yasası üzerinde yaklaşık iki yıl çalıştıklarını ifade eden Kurban, bu düzenlemenin hekimler için tarihi bir güvence anlamına geldiğini söyledi.
“Bu yasa tasarısı elbette geliştirilecek, değiştirilecek, güncellenecek. Ama çok önemli bir başlangıçtır. Hayata geçmesi demek; hekimin arkasını kollamadan, korkmadan, mesleğini huzurla yapabilmesi demektir. Esas mesele budur. Siz mutlu olacaksınız, işinizi hekim olarak yapacaksınız ve bu sizi tatmin edecek” dedi.
Yasanın hekimlerin özlük haklarını güçlendireceğini, mesleki güvenliğini artıracağını ve günlük pratikte ciddi rahatlama sağlayacağını belirten Kurban, özellikle vergi dilimleri nedeniyle yıl içinde eriyen maaşlar gibi kronik sorunlara da çözüm içereceğini ifade etti.
“Bu tasarı hayata geçerse hekimler Türkiye’ye gelmek isteyecek, gitmek istemeyecek. Biz geleceğimizi yazıyoruz” dedi.
Hekimlik Meslek Yasası’nın yalnızca masa başında hazırlanarak geçirilemeyeceğini, sahadaki hekimlerin desteğinin ve talebinin de şart olduğunu vurgulayan Kurban, yürüttükleri temaslara değindi.
“Bu iş sadece milletvekillerine anlatmakla, bakanlarla görüşmekle olmuyor; sizin talebinizle oluyor. İki gün önce Prof. Dr. Halit Yerebakan bizi iftara çağırdı. Hekimler adına sorunlarımızı Sayın Cumhurbaşkanımıza iletmesini rica ettik, kendisi bunu kabul etti. Biz hekimlerin sesini her yere duyurmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Hekimsen’in yalnızca sendikal faaliyetlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda dijital sağlık alanında yenilikçi projeler geliştirdiğini anlatan Kurban, üzerinde çalıştıkları SAVİM adlı sistemin hekimlere küresel ölçekte dijital tıbbi destek sağlayacağını söyledi.
Bu sistem sayesinde hekimlerin zor vakalarda hızlı konsültasyon alabileceğini, yapay zekâ destekli bilgiye ulaşabileceğini ve dünya genelindeki hekimlerle iletişim kurabileceğini belirten Kurban, sistemin çok dilli altyapıya sahip olacağını ifade etti.
“Bir hekim anlamlandıramadığı bir EKG’yi sisteme yükleyip anında tıbbi destek alabilecek. Aynı zamanda yapay zekâ desteği olacak. Ama bu sadece Türkiye için değil, bütün dünyadaki hekimlerin bağlanabileceği bir platform olacak. Eğer başarılı olursak Türkiye, acil hekimlikte adeta küresel konsültasyon merkezi haline gelebilir” dedi.
Hekimsen aplikasyonunun sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda güvenlik ve dayanışma aracı olduğunu belirten Kurban, sistemin hekimlerin bulunduğu il gruplarına erişim sağladığını, yurtdışında dahi kullanılabildiğini ve acil durumda konum paylaşımı yaptığını söyledi.
Kurban, “Sistem sadece acil butonuna basıldığında konumu alıyor ve bir haber alınamazsa yardım çağrısı oluşturuyor. Bu bile başlı başına önemli bir güvenlik mekanizmasıdır” dedi.
Kurban, Hekimsen’in ekonomik dayanışmayı da kurumsallaştırmaya çalıştığını belirterek konut kooperatifleri, filo araç projeleri ve faizsiz sahiplik modelleri üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Temelli’de konut kooperatifi çalışması yürüttüklerini, Eskişehir’de yeni projeler planladıklarını ve üyelerin filo alımıyla ciddi indirimlerden faydalandığını anlatan Kurban, bu modeli “Gelişim ve Paylaşım Ekonomisi” olarak tanımladı.
“En büyük farkımız şu: İnsanlar hiçbir faiz ödemeden, ek maliyetlere boğulmadan ev, iş yeri ve araç sahibi olabilsin istiyoruz. Banka kredisine girdiğinizde 25 ayda yaklaşık yüzde 50 maliyet biniyor. Biz bunun dışında, paylaşım ve gelişim esaslı bir model kuruyoruz” dedi.
Kurban ayrıca, kendisinin de bu model sayesinde ilk kez sıfır kilometre araç sahibi olduğunu, sistemin sadece teorik değil, fiilen işleyen bir dayanışma modeli olduğunu vurguladı.
Konuşmasının sonunda Hekimsen’in temel yaklaşımını özetleyen Kurban, hekimlerin yalnızca kendi hakları için değil, aynı zamanda sağlık sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olması için mücadele ettiğini söyledi.
“Hekim ne ister? İşini dosdoğru yapmak ister, mutlu olmak ister. Başka bir şey istemez. Bizim mücadelemiz sadece maaş değil, sadece özlük hakkı değil; meslek onuru, sağlık sisteminin doğrulması ve gelecek nesil hekimlerin daha güvenli bir ortamda çalışmasıdır” dedi.
Kurban, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün geldiğimiz nokta, hekimlerin birlik içinde hareket ettiğinde neleri başarabileceğinin göstergesidir. Hedefimiz hekimlerin mesleki saygınlığını korumak, sağlık sistemini daha adil hale getirmek ve gelecek nesil hekimlere daha güçlü bir meslek ortamı bırakmaktır. Biz yolumuza böyle devam edeceğiz. Burada olduğumuz müddetçe bunu yapacağız ve beraber başaracağız inşallah.”








